Altta Kalanın canı Çıksın düzeni

Sistem çok basit bir mantık üzerine çalışıyor:

Böylece herkes üste çıkmaya çalışıyor ve bunun için çoğu insan diğerlerinin kafasına basmaktan çekinmiyor. Biraz daha üsttekiler durumlarından memnun, yanına tırmananları tekmeliyorlar. Sahip oldukları bu yer onlara güvenlik ve zenginlik sağladığından sistemin aynen devam etmesini istiyor, onu bozmaya çalışanları etkisiz hale getiriyorlar.

Korku üzerine temellendirilmiş bu sistem yalanlara, dolandırmalara, sömürülere, haksızlıklara, doğa tahribatına ve savaşlara sebep oluyor. “Profesyonel sadistler ve yalancılar” bu sistemde çok daha başarılı olabiliyor. Bu yüzden sistem kontrolden çıkmış, amacı belirsiz bir kaosa dönüşüyor: Kanser gibi.

İnsanlık için çok faydalı olabilecek şeyler anında sistemin tepesindeki kontrol manyağı, paranoyak, psikopat, obsesif ruh hastaları tarafından silahlara, hipnoz etme ve yönetme araçlarına dönüştürülüyor. Böyle olması şart çünkü dünya kontrol manyağı, paranoyak, psikopat, obsesif ruh hastalarıyla dolu. Ne yapacakları belli olmaz.

Oysa elimizde öyle bir teknoloji var ki, bütün insanların temel ihtiyaçları doğayı tahrip etmeden, ucuz (hatta yüksek otomasyon teknolojisiyle bedava) ve kaliteli olacak şekilde karşılanabilir. Ama böyle olursa tepedekilerin rahatı bozulur. Eğer küresel ısınma ve kaynak kıtlığı gibi problemler olmasaydı bu sistem dünyanın sonuna kadar böyle devam edebilirdi. Ama öyle olmayacak. Nasıl olacağı tartışılır ancak bu sistem yakın bir gelecekte büyük bir değişim geçirecek, daha doğrusu değişim geçirmek “zorunda”.

Esas soru şu: Değişim için ne büyüklükte bir yıkım gerekiyor?

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu yazıyı Beğendiyseniz lütfen sadece kendinize saklamayın, paylaşın!