Son gün

Yılların geçmesine öfkelenme;
gençliğine yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe.
Yapamayacağın şeylerin,
yapabileceklerini engelemesine izin verme.
Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman,
…yelkenleri rüzgara göre ayarla.
Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil,
gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir.
Ara sıra isyana yönelecek olursan hatırla ki,
evreni yargılamak imkansızdır.
Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendinle
barış içinde ol…
Hatırlar mısın doğduğun zamanları?
Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu.
Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde,
sen mutlulukla gülümse.
Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda
bütün servetin sensin.
Görmeye çalış ki,
bütün pisliğine ve kallesliğine rağmen dünya,
yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır…

. . .

Her gününü, hayatının son günüymüş gibi yaşarsan, günün birinde haklı çıkarsın.’

Bu cümle beni çok etkilemişti ve o günden bu yana, yani 33 yıldır, her sabah aynaya bakıp, kendi kendime hep şunu sordum: ‘Eğer bugün hayatının son günü olsaydı, bugün (normalde) yapacağın şeyleri yapmak ister miydim?’

Uzun süre art arda, ‘Hayır’ yanıtını verdiğimde, bir şeyleri değiştirmem gerektiğini anladım.

İnsanın kısa süre içinde öleceğini bilmesi, yaşantısına damga vuracak kararlar vermesi açısından büyük önem taşır. Çünkü her şey, tüm dış beklentiler, gururlar, küçük düşme ya da başarısızlık korkuları – tüm bunlar ölüm karşısında değerlerini yitirir, yalnızca ölümdür önemli olan.

Kaybedecek bir şeyler olduğu (tuzak) düşünceyi yok etmenin en iyi yolu insanın öleceğini hatırlamasıdır. Zaten çıplak ve savunmasızsın. Yüreğinin sesini dinlememen için hiçbir neden yok.”

*Steve Jobs

 

 

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu yazıyı Beğendiyseniz lütfen sadece kendinize saklamayın, paylaşın!