Tanrı tahta kurulmuş bir kişilik değil; her şey olan ve her şeyi içeren bir güçtür.

Bütün evren ve var olan herşey tanrısal parçacıklardan ibaret olup bizim beş duyumuzla algılayabildiğimiz dış görünüşler yani farklı yansımalar olsa da insan Tanrı değildir, Tanrı’nın bir hologramı diyebiliriz belki.

Benim Bildiğim ve sevdiğim tanrı bütün yargısız sevginin ta kendisidir!.

O, Başka hiçbirisi değil, fakat her şeydir. Tanrı sizi düşünebildiğinizden çok daha büyük bir sevgiyle seviyor, çünkü o yasadığımız hayat, üzerinde yürüdüğümüz toprak ve soluduğunuz havadır. O teninizin rengi, gözlerinizin güzelliği, dokunuşunuzun yumuşaklığıdır. O-yasadığınız her anda, düşündüğünüz her düşüncede, her eyleminizde ruhunuzun gölgelerinde bile sizdir.

Tanrı her şey olan ve her şeyi içeren bir güçtür. O, suyun üzerindeki rüzgâr, yaprakların renk değişimi, bir gülün sadeliği ve renginin derinliğidir. Tanrı kucaklasan sevgililer, kahkaha atan çocuklar, bal rengi sacların parlak ligidir. O, sabah doğan güneş, gece göz kırpan yıldız ve gökyüzünde yükselip alçalan aydır. Tanrı, güzel böcek, uçan küçük kuş, çirkin solucandır. Tanrı, devinim, renk, ses ve imsaktir. Tanrı, tutkudur, sevgidir, sevinçtir, uzunudur, Her şey olan bu tanrı, yasamın budunudur ve olduğu her seyi sevendir.

Tanrı bir tahta kurulmuş, tüm yasamı yargılayan, tek bir kişilik değildir. O, yasamın budunudur, an ’in atan nabzıdır. Olan her şeyin sürekliliği ve ebedîliğidir.

Yasamın sizi yargıladığını mı sanıyorsunuz? Asla. Eğer tanrı-ki o sizsiniz-sizi yargılasaydı, kendini yargılıyor olurdu. En yüksek zekâ bunu neden yapsın ki?

Tanrı dediğiniz yasam-gücünün sizi yada herhangi bir şeyi yargılama yeteneği dahi yok. çünkü yasam kendisini iyi-kötü, doğru-yanlış, kusurlu-kusursuz diye ayırabilen egolu bir kişiliğe sahip değildir. Eğer Tanrı bir egoya sahip olsaydı, kendi içinde değişmeyi, farklılaşmayı algılama yeteneğine de sahip olurdu. Eğer Tanrı bir an bile olsa, varlığında bu değişmeyi, bu farklılaşmayı, düşünüp tasarlayabilseydi. Tanrı olan yasam bir anda yok olur ve bir daha var olmazdı.

Tanrı tümüyle iyilik yâda kotu lüksüzdür. O bütünüyle ne olumlu ne de olumsuzdur. Tanrı mükemmel değildir. Çünkü en son nokta olan mükemmellik, sürekli değişen coşkulu yasamı sınırlar. Tanrı sadece Olcan’dır. Böylece her şey olan O yine O olan yasamı ifade edebilir.

Tanrı sınısız yüce oluştur. Oluşun bölünmemiş bütünlüğüdür. Ve bu oluş sizi o kadar seviyor ki; sizin kusursuzluk-kusurluluk,-iyi-kotu, olumlu-olumsuz, illüzyonlarınızı yaratmanıza izin vermiştir. Ve o sizin algınızla algıladığınız şey olmuştur. Böylece Tanrı OLAN her şey olduğu için, çirkinlikte de, yücelikte olduğu gibi alçaklıkta da vardır.

Tanrı, yasadığınız hiçbir anda sizi asla yargılamamıştır. O, siz ve sizin üzerinde kendi tanrısal ve amaçlı benliğinizi ifade ettiğiniz yasam sahnesi olmuştur. Size olmak istediğiniz şey olma ve O olan yasamı istediğiniz gibi algılama özgürlüğü vermiştir. Ve yaptığınız, düşündüğünüz, her şey ne kadar kotu, alçakça yâda harika olursa olsun o Tanrı tarafından olmaktan başka bir şey olarak asla görülmemiştir. O sizi başka turlu algılayamaz çünkü siz O’ Su’nuz.

Yalnızca siz, tutumlarınızla, başkalarının tutumlarını kabullenişinizle, kendi kendinizi yargıladınız. Arzu ettiğini realiteyi Tanrı’dan yaratma yeteneğinizle, yaşamınızın tek yargıcı sizsiniz. Neyin iyi neyin kotu neyin yanlış olduğunu sadece siz belirlediniz. Ancak yasam denen oluş bunlardan hiçbiri değildir. Her şey Tanrı denen oluşun bir parçasıdır sadece. Yargılarınız yalnızca bu yaratıcı realiteler katında yaratmış olduğunuz bir illüzyondur.

*ramtha

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)
Bu yazıyı Beğendiyseniz lütfen sadece kendinize saklamayın, paylaşın!